ANASAYFA   HABER ARŞİVİ   ÖZEL HABER   GÜNCEL   YEREL YÖNETİMLER   POLİTİK PORTRELER   KÜLTÜR SANAT   EKONOMİ   VİDEO HABER
 
 

image Deniz Tuncay AKKAPILI

Sevmek Özürlü

Sevme özürlü, denilir. Ben Sevmek Özürlü demeyi yeğledim. Eylemsizlik halini vermek için. Çünkü biri Sevebiliyorsa da, bunu yaşama, yaşamına geçiremiyorsa, eyleme dökemiyorsa, neye yarar kuru kuru sevmek, diyerekı..

Hep böyleydi demeyeceğim. Toplumun büyükçe kesiminin sevmeyi bildiği, bunu kendisine ve etrafına ( tüm bir mahalleye … ) ışıl ışıl yaydığı çağlardan geliyorum. Bunun, sevmeyi yaşatmanın, her şeyi sevgiyle kuşatmanın o “May/hoş” tadı hala şuramda buramda buram buram tüter!.. Ateş yoktur artık ve ama duman; anıların acıdığı, ağladığı, sığındığı o yerlerden tüter!.. Hz Yusuf Kuyusundadır aşklar …
Nasıl bir sevgisizlik eylemi içindeyiz, nicedir iliklerime kadar duyuyor, yaşıyorum. Sayın Yargıç, Pek Sayın Yargıç, görmüyor, bilmiyor musunuz, nasıl da organize, nasıl da çete, nasıl da örgütlü bir eylemlilik, delilik, sevgisizlik bataklığı, batakhanesi bu!.. Siz deyin toplu toplumu katliam, ben diyeyim kırım; soykırım, aşk kırım, dokunmak ve sevmek Kırım. Kırımı!.. Birbirimizi kırmadan konuşabilir miyiz bunu! Yoksa siz biliyorsunuz da Polisler mi saklıyor, değiştiriyor “ Sevgisizlik Suçunun “ delillerini. Öyle ise yazık. Yoksa – hani şeytanın avukatlığını yaparak sorayım! – hırsızı, polisi, yargıcı hep birlikte mi koruyorsunuz Kırımın eli kanlı aşağılık KATİLLERİNİ?..

PARA. Kimbilir, o her şeye sahip olma ve ama hiçbir şeyin tadını alamama, kokusunu duyamama, ruhunu bilememe, lanetli ülkedesiniz. Kendi kurduğunuz cumhuriyetler, krallıklar, fildişi çoğul yalnızlıklarda debelenirsiniz…

Uğruna dökülen ter, uğruna harcanan ruh, uğruna feda edilen duygular; şimdi tüm tapularınız. Tapulu avratlarınız, kocalarınız, çocuklarınız. İlk yangında kurtarılacak bir şeyiniz yok. İlk piyasada satacağınız, pazarlık konusu yapacağınız “ emtialarınız “ var. Olanaklar geniş, hayatlarınız dar. Soluksuz.

Bayramda aradıklarım sorduklarım oldu. Arandıklarım. Sözler ettim inançlı ve ama yalan!.. Özledim, sevmeye daha çok zaman, kucaklaşalım, bakışalım, ten ve tin, doku ve koku … Dedim. Söyledim. Oysa, bilmiyorum ki yolunu yordamını. Kısmi ya da azami felç hali, halimiz. Biliyoruz, yapamıyoruz. Kımıldatamıyoruz hiçbir uzvumuzu. Beyin, küsmüş, susmuş. Unutmamış ama bırakmış!.. Öfke duyuyoruz, yattığımız, battığımız, kendimizden usandığımız yerden. Soluksuz debeleniyoruz. Tapuları yelpaze yapıyoruz. Tapuları, ruh/sat’ları ( Ruh/Sat ..! ) bizi kurtarsın, yaşatsın, kımıldatsın diye pazara sürüyoruz. Al-sat. Olur gibi yapıyoruz. Oldu gibi. Öldü gibi de aslında, inanasımız, kanasımız yok!..

Çocuklara çelikten yapılmış savaş gereçlerinin tanıtımındaki ağızlarla öğüt veriyoruz. Soğuk ve delici. Tat/bi/kat be kat hayatlarımızda gerçek mermilerle sevişiyoruz!.. Yakıcı ve yıkıcı. “Sevdiklerimize” mayınlı yollardan hayın çağrılarla, gel diyoruz. Uçaksavar mermileriyle sarılıyor, roketatar hızı ve gücüyle yaslanıyoruz. Velhasıl, bir türlü asıl ve hasıl olmuyor, olamıyor; çengele asılı hayatlarımız!.. Biliyoruz, bile bile yıkıyoruz; “ Güzellik kurtaracak dünyayı / Bir insanı sevmekle başlayacak Her şey … “ Cumhuriyetini. O Cumhuriyet ki; kimsesizlerin kimsesi olan. O Cumhuriyet ki; mazlum milletlere bir ışık, bir aşık …

… Sevgisiz bir toplumun tek tek kürek mahkumlarıyız. Yürekten küreğe savrulmuş, genetiğiyle oynanmış mısır tohumlarından farksızız. O mısırdan yapılı şurubun lanetli tadından, tadımız. Ve tohum, ve tarla, ve bellek ve hafıza, ve anı ve hatıra, ve duygu ve vefa, ve su ve toprak, ve kan ve güneş … Cinnetten Cinayete, et ve kemikten leşe, ruh ve tenden Çürümeye; koşar adım yuvarlanan mikrobik bir biyoniğiz.

… Beş duyudan, kör bir kuyuya kendimizi kapattığımız birer faniyiz. Nicedir, haniyiz. Kendimize, başkasına, sevmeye CANİYİZ…
… Tat yitik. Unuttuğumuz ne varsa unuttu bizi. “ sen kimi arıyorsan bil ki o da seni arıyor “ der Mevlana. İşte bulduklarımız, peşinden taksit taksit koşup aldığımız, sahip olduklarımız. Ne bulsak, ne tutsak, neye sahip olsak imansız, imkansız, hayasız!.. Değil ki, Yunsun artık bizi. Olmayan bizi!..
Hani bir şarkıda diyor ya, “ içimde ölen bir var “ diye. İçimde Olan biri var. Yun/Us, Ey Yunus; nereden bildin, çağlar,çağlayanlar içre döktün, döküldün zavallı kimsesizliğimize; “ Bir ben var benden içerü … “ yü?..

… Yol varsa, yolculuk, işte Yunus ehlinden, edebinden, şerefindendir, yolculuğumuz… Allah’a, Hakka, Hukuka, Adalet ve İnsanlığa ulaşmanın, yol almanın, o yollarda perperişan, tapusuz ve kaygusuz, içten ve Ruh/sat’sız teslim olmanın, bu coğrafyanın saklı belleğinde adı: Aşk’tı. Aşk; her şeye karşı çıkmaktı. Basıp gitmekti. Satıp savmaktı. Yakıp yıkmaktı. Dönüp bakmamak, Sevmeyi bırakmamaktı… İkna olmamaktı. Kabul etmemekti. O’na ulaşıncaya, yolunda kurda kuşa yem …





 
Yazı Tarihi : 08.02.2013 02:49:46 | E-Mail : deniztuncay@ajanspolitik.com
 


         Yazarın Arşivi
  • Asacaksanız Dilimden Asın Beni

  • Tıpış Tıpış mı Şıngır Mıngır mı ?

  • “BEN HAVADAN DEĞİL HAYATTAN SOĞUDUM !..”

  • BAŞKAN KOCAMAZ’A AÇIK MEKTUP

  • BİRGÜN ÇOK GEÇ OLABİLİR ...

  • KENDİNE İNANAN ADAM HACI ÖZKAN

  • KENDİNE İNANAN ADAM

  • Kocamaz mı Elvan mı

  • PKK TERÖRÜNÜ AZDIRANLAR

  • MHP’DE/ MHP’YE OPERASYONUN KODLARI

  • KAHROLSUN PKK DERKEN BİRLİKTE

  • KOCAMAZ VAKUR TUNA GURUR

  • Harun ARSLAN’A

  • Harun ARSLAN’A

  • Hacı ÖZKAN Kod ADI : DAYI !..

  • BE/LEŞ KARGA ( OLAMAYAN) LARI …

  • Türkiye’de İçsavaş Başladı…

  • “ DOĞULU BİR MERSİN DÜELLOSU “

  • Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Kocamaz "Kanunları"

  • Yakında...

  • Aday mı Adak mı ...

  • Bir garip yolcuyum

  • Yenile Yenile Yenmek ...

  • Sevmek Özürlü

  • Köşe Yazısı

  •   Yorumlar
    Gönderen : / Tarih : 2017-1-31 - Saat : 11:55:17
    Yorum :

     
    Adınız Soyadınız :

    Yorumunuz          :

     


     

     
     
     

     

     
    ANASAYFA    |    İLETİŞİM    |    KÜNYE   |    SIK KULLANILANLARA EKLE    |    GİZLİLİK İLKELERİ

    Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
    ajanspolitik.com © Copyright 2013-2019 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz..!

    URA MEDYA